Ulusal Gündem

Thursday, Sep 09th

Last update:12:51:09 PM GMT

You are here: YEREL GÜNDEM

140 dönümlük 'HAYIR'

e-Posta Yazdır PDF
140donumlukhayr Edirne'nin Keşan İlçesi'ne bağlı Türkmen Köyü'nden 55 yaşındaki çiftçi Ahmet Emek, 12 Eylül'de Anayasa değişikliği için yapılacak referandumda kullanacağı ‘Hayır’ oyunu dev harflerle 140 dönümlük buğday tarlasına yazdı. Biçerdöver ile 1 gün boyunca uğraş veren Emek, tarlasındaki dev ‘HAYIR’ yazısının hükümetin 8 yıllık tarım politikasına karşı tepkisi olduğunu söyledi.

Çukurova Bölgesinin Yeni Bir Havaalanına İhtiyacı Var mı?

e-Posta Yazdır PDF

havaalaniUzun zamandır Mersin yakınlarına bir havaalanının açılacağı ve Adana Şakirpaşa havaalanının kapatılacağı Çukurova'nın kalbi Adana'da konuşulmaktadır. Zaman zaman duyarlı çevrelerden bilim merkezi olarak üniversitenin bu konuda ne düşündüğü sorulmaktadır.

Yeni Adana Gazetesinin 19 Şubat 2009 tarihli haberinde Ulaştırma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, "Çukurova Bölgesel Havaalanı' adı altında ikinci bir havaalanı yapımı için çalışmalar başlatılmıştır" deniliyordu.

Bunu takiben 27 Mart 2010 tarih ve 27534 sayısı Resmi Gazetenin Karar Sayısı: 2010/258'de Çukurova Havaalanı projesinin acilen kamulaştırma işleminin başlatılması ifade edilmektedir. Resmi gazetedeki ifade aynen şöyle: "Ulaştırma Bakanlığı Demiryolları, Limanlar ve Hava Meydanları İnşaatı Genel Müdürlüğü yatırım programında 2009E030210 proje numarası ile yer alan Çukurova Bölgesel Havaalanı Projesinin gerçekleştirilmesi amacıyla ekli planda gösterilen taşınmazların Ulaştırma Bakanlığı (Demiryolları, Limanlar ve Hava Meydanları İnşaatı Genel Müdürlüğü) tarafından acele kamulaştırılması; adı geçen Bakanlığın 22/3/2010 tarihli ve 4507 sayılı yazısı üzerine, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27 nci maddesine göre, Bakanlar Kurulu'nca 22/3/2010 tarihinde kararlaştırılmıştır".

Yeni Havaalanı Hangi Sorunun Cevabını Karşılamaktadır?

31 Ekim 2009 tarihli Hürriyet Çukurova Ekinde basına duyurulduğu kadarıyla Çukurova Bölgesi Havaalanı projesi CED raporu halka açıldığı belirtiliyor. Çukurova Bölge havaalanı için Tarsus ilçesine yakın Kargılı ve Baharlı bölgelerinin düşünüldüğü belirtiyor. Mersin Kent Konseyi Genel Sekreter Nuri Özdemir ise "Bölgesel havaalanı için acele edilmelidir" diyor.

Mersin Kent Konseyi'nin. Tarsus'a bağlı Kargılı bölgesinde kurulması planlanan, "Çukurova Havaalanı" ile ilgili aldığı tavsiye kararlarının. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldınm'a sunulacağı belirtildi, "Bölgesel havaalanı bir an önce kurulmalıdır" denildi.

Acele kamulaştırması Sayın Cumhurbaşkanın onayından geçen ve resmi gazetede yayınlanan havaalanın aciliyetini anlamakta zorlanılmaktadır. Son günlerde Adana kamuoyunda herkesin bir birine sorduğu soru "Neredene çıktı bu yeni havaalanı fikri"?

Açıkçası hangi sorunu çözecek yeni havaalanı?

Mevcut Şakirpaşa havalimanı yetersiz mi?

Yetersiz ise hangi yönden yetersiz. Birçok kişi işletme yönünden yeni havalanın zor olduğunu belirtiyor.

Günlük Şakirpaşa havalimanı Ankara, İstanbul, İzmir, Antalya arasında kamu ve özel havayolları uçuşları yapılmaktadır. Tam sayısı bilmiyorum ancak sanırım günlük 20 uçuş gerçeklemektedir.

Söz konusu alanın elden çıkarılması, bunun için yapılacak harcama ve kamulaştırma bedeli düşünüldüğünde acaba verimli ve karlı olur mu?

8 Bin Dönüm Bir Havaalanı İçin Yetmez Bir O Kadarda Çevresinde Yerleşim Yeri Alanı Gerekir

Söz konusu havaalanı için yaklaşık 8.000.000 m2'lik (800 hektar) alana ihtiyaç duyulmakta olduğu alanın büyük kısmı özel mülkiyete ait tarım arazisi ve mera alanlarında sağlanmak istenmektedir. Yeni havaalanının açılması ile çevresinde birçok is ve lojistik destek yerleşimleri oluşacak ve ulaşım ana arterleri ile beklenenden daha çok alan tarımı dışında kullanılacaktır.

Mevcut hali ile Çukurova ekonomisinin tamamı tarım ve tarımda dayalı sanayiye dayandığı için tarım alanlarının tarım dışına çıkarılması tarafımızdan anlaşılmıyor. Hiç ihtiyaç olmadığı halde salt politik talepler ile Adana'dan 50 km ileride yeni bir havalan için 8000 dekar alanın tarım yapılamaz durma getirilmesi kabul edilemez. Söz konusu arazi şimdi ekili ve dikili bitki altında olduğu görülmekte olup elde dilen ürünler bölgenin ihtiyaçlarıdır.

Havaalanı Yapılacak Alan Birinci Sınıf Sulama Alt Yapısı Olan Kaliteli Bir Yerdir

Kargılı bölgesi ülkemizin kaliteli birinci sınıf tarım topraklarının olduğu tamamının narenciye bahçeleri ve sebze-meyve üretimi yapılan bir alandır. Bölgenin yoğun tarım yapılması için DSI tarafından yapılan sulama kanalları alt yapısı ile ihmal edilemeyecek düzeyde pahalı bir yatırımdır.

Kamuoyu Yeni Havaalanı İstemiyor

Gerek Adana kamuoyu ve gerekse diğer çevre ile ilgili oluşumların tepkisi sonucu bakanlık mevcut Şakirpaşa havalanın kapatılmayacağını belirttiler

Banklığın açıklamasında "Adana Havaalanının kapatılması da söz konusu değildir" denilmektedir. Resmi veriler ile Şakirpaşa havaalanın yıllık yolcu kapasitesi yaklaşık 5 milyon yolcu/yıl olup ancak 2-2,5 milyon yolcu/yıl düzeyinde bir kapasite ile çalışmaktadır. Diğer bir ifade ile mevcudun iki katı kadar çalışma hacmi bulunmaktadır. Bakanlık verilerine göre 2002 yılında 685 bin olan yolcu sayısı 2008'de 2 milyon 290'a çıkan Adana Havaalanı, bulunduğu yerde ve mevcut kapasitesi ölçüsünde insanımıza hizmet vermeye devam edecektir. Son yıllarda Kahramanmaraş, Gaziantep, Hatay hava limanlarının devreye girmesi ile Adananın yükü kısmen hafiflemiştir. Ayrıca Adana Şakirpaşa havaalanı Gaziantep'ten Mersine kadar geniş bir coğrafyanın orta yerinde olması nedeniyle de mesafenin dengelenmesi bakımından da önemli bir yerde duruyor.

Bölge İçin Büyük Kazanç Getirmeyecektir

"Bölge için çağa ve sektörde yaşanan değişime uyumlu yeni bir havaalanı değil, mevcut havalimanın modernize edilmesi, alt yapının geliştirmesi gerekir. Tabii doğal olarak Mersin Adana arası tren, metro ve diğer ulaşım ağlanın modernize edilmesi ve 50 dakikalık yolun kolay ulaşılır kılınması ile sorun ortadan kalkacaktır. Örnek olarak Havaş- Esenboğa arası 60 dakikalık bir mesafede olduğunu herkes bilir.

Mersin Adana arası demir yolunun iyileştirmesi ve havaalanı yakınında veya altında geçirilmesi ile sorun çözülür diye düşünüyorum

Konuya Siyasi Değil Ekolojik Gözle Bakalım

Hele son yıllarda siyasetin oy alabilmek için başvurduğu yol ve yaklaşımılar çoğu zaman doğal kaynakları hoyratça kullanımına neden olduğu bilinmektedir. Doğal olarak geçmişte ihtiyaç olmayan birçok şey bugün ihtiyaç olarak zaman zaman istenmeyen şekilde tarım topraklarının amaç dışı kullanımına neden olmuştur. Bu bağlamda ülkemizin önemli tarım ovalarından olan ve bünyesinde 4 ili barındıran Çukurova'nın ulaşımını sağlayan bir havalanın olması kaçınılmazdır. Adana'da İncirlik üssü ile birlikte iki havaalanı bulunmaktadır. Son dönemlerde siyaset kanadında yapılan baskılar sonucu Adana havaalanı yerine yeni bir havalanın Adana Mersin arasına açılmasıdır. Rivayet odur ki Mersin Adana havaalanına gelmek yerine yeni bir havaalanı istemektedir. Onun için de Adana hava alanı önce bölgeye küçük geliyor, kentin içinde kaldı denilerek kapatılmak istenmektedir. Sonra Adanalı siyasilerin girişimi ile bundan vaz geçildiği bunun yerine ikinci bir havalanın açılacağı belirtiliyor. Ulaştırma Bakanlığı, Adana Havaalanını
Yapılan açıklama her iki ilin siyasilerini memnun etmeye yönelik bir girişim olarak algılanmıştır. Yeni bir hava alanı neresinde bakılırsa bakılsın binlerce dekarlık alanın amaç dışı kullanımına yol açmaktadır. Mevcut hali ile Adananın güneyine konuşlanmış olan havalanın kapasitesini artırmak yerine yeni bir havaalanın açılışına yönelmesi amaç dışı arazi kullanımına yol açmaktadır. Kaldı ki bundan birkaç yıl önce Adana Şakirpaşa havaalanı bir tadilattan geçti.

Acil olarak kamulaştırması istenen ve kamuoyunda çok tartışılmadan karar verilen yeni Havaalanı için yeniden konunun gözden geçirilmesi gerekir.

Çukurova da yapılması gereken Adana Mersin kentlerinin sahip olduğu lojistik üslerin iyi analiz edilmesi ve bir birini güçlendirecek bir yapıya geçmesi gerekir. Mersinde ciddi bir girişimciliğin olduğu görülüyor. Kente kamu ve özel sektörde de vizyon sahibi şahsiyetleri basından izliyoruz. Önerim Bölgenin toplam tarım potansiyeli, petrol boru hatları, turizmi bütünleştirerek geleceğe yönelik yeni vizyonların oluşturulması gerekir. Yoksa elimizdeki değerleri elden çıkarıp, doğanın tahrip olduğu çevrenin kirlendiği bir duruma düşeriz.

Özet ve Öneri

Mevcut hali ile acele kamulaştırma ile Çukurova'nın bereketli toprakları üzerinde yeni bir havaalanı yapmaya gerektirecek acil bir durum bulunmamaktadır. Büyük bir yatırım, birkaç yıl bölgeye bir canlılık getiri ancak sonuçta bölgenin habitatı bozulur ve işletmeciliği sorgulanır olur. Bu bağlamda ilgili havaalanı yapımı ülkenin stratejik ve öncelikli bir konusu değildir. İlgili toprak yasasına göre de konu mahkemelik olur. Bu bağlamda bütün bölgenin (Mersin-Adana) kamu ve özel sektöründe duyarlı kişi ve kurumlara, şehircilik ayrımı yapmadan, doğa ve cevre bilinci duyarlılığı düşmektedir. Yeni havaalanı değil, mevcudun güçlendirilmesi, Mersin-Adana demiryolu ağını güçlendirilmesi, Adana metrosunun havaalanına kadar ulaştırılması sorunun çözümüne katkı ağlayacaktır. Adanalı, Mersinli, Osmaniyeli, Antakyalı demeden Çukurovalılık bilinci ile bölgenin tarım, sanayi ve turizm potansiyelini korumak ve geliştirmek, limanlarını etkin kılmak, petrol dolum ve transfer ağını çevreci bir yaklaşımla işletmek bölgemizi gücünü arttıracaktır.

Prof Dr İbrahim Ortaş

ACİL MUGLA CİVARI -Valileri, Kaymakamları, Belediyeleri göreve davet ''EYLEMİ''

e-Posta Yazdır PDF
ACİL MUGLA CİVARI -Valileri,Kaymakamları,Belediyeleri göreve davet ''EYLEMİ'' Sevgili Arkadaşlar
Sayıları 300 varan köpeklerle birlikte açlık grevi eyleminin ikinci günü. Dün geceyi ormanlık alanda köpeklerle geçirdim. Böylelikle yoldan geçen vatandaşların köpeklere nasıl tekme tokat ,sopalarla ve taşlarla taciz ettiklerini,şiddet uyguladıklarını kendim şahit oldum. Yaz sezonu yaklaşıyor. Sahiller bir çok oteller kendi yöntemleri ile temizliğe kedi ve köpeklerin özellikle kedilerin toplanarak bilinmeze yada ilçe merkezlerine attırmaya başlarlar.
Aslında sorun sadece Dalaman değil. Asıl sorun ilde yani Muğla'da başlıyor.Muğla Valiliği ve İL Çevre Müdürlüğü bir kez olsun belediylere baskı yapmıyor.Ceza kesmiyor.Topu sadece belediyelere atmak kolaylarına geliyor.Bu yöreye gelen memurlar,amirler sanki tatile geliyorlar. Valilik ,özel idare,il çevre bir kez olsun köylerde ne çalışma yapmış nede yaptırmıştır.
Ortaca da her cuma pazar bittikten sonra kutulardan bol bol kedi ve köpek çıkar. Bu sadece Otaca da değil Muğla nın bir çok ilçesinde aynı.
Sevgili arkadaşlar. Güney egede gün bugündür. Hepinizin desteğini bekliyorum. Tüm gruplara ve basın kuruluşlarına,sivil toplum örgütlerine dağıtılması ile.
Sevgilerimle
Türkan Dağdelen Ortaca Muğla
Not:Bulunduğum yerde elektrik yok. Bu yazımı telefon ile başkasına yazdırdım.

Muğla Valiliği Fax:02522143188
İl Çevre Müdürlüğü Fax:02522230312
İl Emniyet Müd. Fax:02522141529

Eskişehir'in Mihalgazi İlçesi'nde 5 gün önce kaybolan öğretmeni arama çalışmaları sürüyor.

e-Posta Yazdır PDF

541615 Mart'tan bu yana kendisinden haber alınamayan Mihalgazi İlköğretim Okulu'nun fen bilgisi öğretmeni Mehmet Ali Örkmez (30), halen bulunamadı. Sulama kanalına ya da Sakarya Nehri'ne düşme ihtimali üzerinde durulan öğretmeni arama çalışmalarına AKUT, polis, jandarma ekipleri ve vatandaşlar katıldı.


4 yıllık öğretmen olan Örkmez'i en son 15 Mart'ta gezintiye çıktığı meslektaşları Ahmet Altay, Mustafa Derin, Abbas Kaplan ve Sinan Çektemir gördü. Sakarıılıca Kaplıcaları mevkisine giden öğretmenler, aynı gün ilçeye dönerken maddi hasarlı kazaya karıştıktan sonra Mihalgazi'ye geri gelmiş, Mehmet Ali Örkmez konakladığı lojmana 500 metre kala Sakarya Nehri'nin geçtiği yol kenarında inmiş ve bir daha kendisinden haber alınamamıştı. Fotoğraf çekmeyi sevdiği, ilk görev yeri Mihalgazi'yi iyi bildiği öğrenilen bekar öğretmenin bulunması için çalışmaların devam ettiği bildirildi.

Bursa Mudanya Barınağı'nda Sahiplenmeyi Bekleyen Canlar!

e-Posta Yazdır PDF
barinakUzun süredir internet üzerinden yaptığımız özellikle sahiplendirme duyurularımızdan sonuç alamadık. Ne yazık ki Bursa da barınağımızı bilenler çok az. Barınağımıza gelen olmadığından yeterince sahiplendirme yapamıyoruz. Ayrıca belediyemiz ekonomik kriz sebebiyle yeterince destek verememektedir. Bu sebeple broşür bastırıp Bursa'da dağıtmak istedik fakat buna da imkan bulamadık.Sizden ricamız ekdeki broşürün çıktısını alarak çevrenizdeki uygun yerlere, iletişim panolarına asmanız. Bu sayede Bursa lılara ulaşıp hem daha çok sahiplendirme yapabilmek hem de barınağımızın ihtiyaçlarını duyurabilmek istiyoruz.

Büyükşehir Belediyemiz en kısa sürede Mudanya'da gurur duyacağımız bir barınak yapmayı planlamaktadır. Dünyada örnek bir barınak olan Osmangazi (Hamitler) Barınağı model alınacaktır. Minnetle ve sabırsızlıkla bekliyoruz. Fakat yeni barınak yapılıncaya kadar mevcut barınağın yok sayılmaması gerekmektedir. Bursalı hayvanseverlerin barınağımıza sahip çıkmasını bekliyoruz.

SEVİMLİ DOSTLARIMIZA YUVA ARIYORUZ

http://www.facebook.com/album.php?aid=493&id=100000201035201&ref=mf

TANITIM BROŞÜR DAĞITIMI ETKİNLİĞİ

http://www.facebook.com/profile.p...hp?v=app_2347471856&ref=profile&id=100000201035201#!/event.php?eid=330405034227&index=1

SAHİPLENDİRME KAMPANYASI

http://www.facebook.com/profile.php?v=app_2347471856&ref=profile&id=100000201035201#!/event.php?eid=329424001980&index=1

Bursa Mudanya Barınağı'nda Sahiplenmeyi Bekleyen Canlar!

http://www.hayvansevergazetesi.com/haber/1640-bursa-mudanya-barinagi39nda-sahiplenmeyi-bekleyen-.html

Mudanya Barınağı Sahiplendirme Kampanyası!

http://www.hayvansevergazetesi.com/haber/1714-mudanya-barinagi-sahiplendirme-kampanyasi.html

HES’çilere protesto

e-Posta Yazdır PDF

Hesçilere protestoRize’nin İkizdere İlçesinde bugün düzenlenmek istenen ÇED Bilgilendirme toplantısı ilginç bir çevreci protestosuna sahne oldu.

kizdere İlçesi Cimil köyünde bir firma tarafından yapılmak istenen 75 mgw gücündeki Arı1 ve Arı2 isimli Hidroelektrik Santralleri’nin Çevre Etkileşim Değerlendirme (ÇED) raporu bilgilendirme toplantısı için köy sakinleri İkizdere ilçe merkezinde bulunan Talip Kahraman Kültür Merkezi’ne davet edildi.


Hesçilere protesto

Hesçilere protesto

Toplantıya katılan firma yetkilileri, ÇED uzmanları ve Rize Çevre ve Orman Müdürü Sabit Kandemir salonda yerlerini aldı. Dinleyici olarak davet edilen köy sakinlerinden hiç biri toplantıya katılmadı.


Protesto


Salona girmeyen Cimilliler bina dışında toplanarak açtıkları dövizlerle köylerinde yapılmak istenen santrallerin çevreye zarar vereceği gerekçesiyle protesto gösterisi yaptı. Çevreci protestocular, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın elinde döviz bulunan maketlerini omuzlarına almaları dikkat çekti. Çevreciler, bu yöntemle Başbakanı da protestolarına ortak etti.

Protesto


Üç mahalleden oluşan Cimil Köyü ve Cimil Kültür ve Yardımlaşma Derneği adına basın açıklaması yapan Alaattin Demircioğlu, protestolarının kesinlikle siyasi bir amaç taşımadığını belirterek, “Arı1 ve Arı2 HES projelerini ve ÇED dosyasını hazırlayan şirketin bu çalışması, bölgeyi doğru dürüst incelemeden ve gerekli hassasiyeti göstermeden yalnızca göz boyamak evrak vermek için hazırlanmış ucuz bir çalışmadır. Böyle bir öneri ne akla ne bilime ne de insafa sığar. Yaz ve güz aylarında derelerde oldukça azalan su miktarı köylerimize yetmezken, bir de suyun önü kesilerek santrale aktarılması bu köydeki hayatı tamamen yok eder. Köylüleri göçe zorlar. Sayın Başbakanımıza sesleniyorum. Bu vadinin yok olmasına müsaade etmeyin. Çevremizi, turizme, hayvancılık ve organik tarıma kazandıralım. Bu vadiyi turizm cenneti yapalım. İnsanımıza iş ve aş kazandırılsın.”

Demircioğlu, ayrıca yüklenici firma tarafından iki bin üstünde olan köy nüfuslarının 158 civarında gösterildiğini, bu rakamın gerçeği yansıtmadığını dile getirerek protesto gösterisine bile köylerinden bu rakamların çok çok üstünde kişinin katıldığını belirtti.

Cimil köyü sakinleri ÇED Bilgilendirme toplantısına katılmayınca, firma yetkilileri ve diğer görevliler katılım olmadığı yönünde tutanak tutarak salondan ayrılmak zorunda kaldı. Yaklaşık 500 kişilik grup daha sonra slogan atarak İkiz

Kürtçe Resmi Dil Oldu Bile!

e-Posta Yazdır PDF

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, köy tabelalarına Kürtçe isimlerini yazdı.
Demokratik açılım ile birlikte bölgedeki yerleşim birimlerinin eski isimlerini kullanması ile ilgili tartışmalar sürerken, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, daha önce İl İdare Kurulu'nun aldığı bir karar ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay'ın, "Eski köy isimlerinin kullanılmasına sıcak bakıyoruz" açıklamaları doğrultusunda harekete geçti.

Belediye merkez ilçelere bağlı olan köylerin tabelalarını yeniledi ve tabelalara hem köylerin Türkçe, hem de Kürtçe isimlerini yazdı. Köylerin Türkçe ve Kürtçe isimlerinin bulunduğu tabelalar köy girişlerine asılırken, Kürtçe ismin yazılmasında Türkçe alfabede yer almayan ‘x, q ve w' harflerinin de kullanıldığı görüldü.

KÖYLÜLER YENİ TABELALARDAN MEMNUN

Diyarbakır Büylükşehir Belediyesi'ne ait atölyelerde yaptırılan Türkçe-Kürtçe köy tabelaları köylüleri de sevindirdi. Köylüler, bölgelerindeki köy isimlerinin daha önce tabelalarda Türkçe olarak yer almasına rağmen köylerin hep Kürtçe ismi ile bilindiğine dikkat çekti.

BAZI KÖY TABELALARI ŞÖYLE

Yeşildallı (Hewarê xas), Talaytepe (Gırbelık), Çölgüzeli (Gozeliyeçolê), Cücük (Cucuk), Körtepe (Kortepe), Çiçekliyurt (İngici), Develi (Develi) Kabahıdır (Qubaxıdır), Pirinçlik (Qırxali), Gömmetaş (Sirim), Topraktaş (Heste Qa Bahrê), Kolludere (Qud)"

 

BAŞKENTTE YÖNETİCİ OLMAK SULU ŞAKA DEĞİLDİR!

e-Posta Yazdır PDF
Melih Gökçek'in, Ankara kentine ve Ankaralılara karşı akıl almaz uygulamaları yeni dönemde de tüm ağırlığıyla kendini gösteriyor. Gökçek'in ciddiyetten uzak yönetim anlayışı ve kentlilere olan tavrı Ankara'yı yine bir krizle karşı karşıya bırakmış bulunuyor.

Ulaşım zamları

Gökçek yönetimi boyunca, ulaşım giderek pahalı bir hal almış, bir insan hakkı olmaktan çıkarak kent içi ticari bir metaya ve çözümü zor bir krize dönüşmeye başlamıştır. Rakamlar, kentteki durumun korkunçluğunu göstermektedir:

Son 15 yılda Ankara'da ulaşım ücretleri tam bilette 350 kat, öğrenci biletinde ise 400 kat artırılmıştır.

Seçim öncesi en başta 45 dakika olan aktarmalı bilet süresini arttırma, daha geniş ve ucuz ulaşım ağı gibi vaatler ise her Melih Gökçek dönemi gibi yine vaat olarak kalmıştır.

Son dönemde yaşananlar da Gökçek'in tüccar mantığında bir değişme olmadığını ispatlamaktadır:

2008 yılı başında, Büyükşehir Belediyesi'nce ulaşım ücretlerine yapılan yüzde 20'lik zammın ardından, Ekim 2008'de Belediye eliyle ulaşım ücretlerine bir kez daha zam yapılmış ve böylece Ankara'da ulaşıma bir yıl içerisinde toplam yüzde 41,6 oranında zam uygulanmıştır.

Bu gerçek göz önüne alındığında, Ankaralıların maruz kaldığı durum çok daha net bir şekilde ortaya çıkmaktadır.

Bu nedenle Ekim 2008'de Belediye'nin uyguladığı zamma karşı açılan davada, mahkeme zamlı ücretlerin yürürlüğünün durdurulmasına hükmetmiştir.

Büyükşehir Belediyesi ise, hatasını kabullenip halkından özür dilemek, zammı geri almak ve mağdur olanların sorunlarını çözmek yerine, yine bir Gökçek örneği sergilemiş, her zamanki gibi Ankara halkıyla alay eden bir "çözüm" icat etmiştir.

Buna göre, Gökçek yönetimi mahkeme kararına "uymuş olmak" için ulaşım ücretlerinde 1 Kuruş'luk indirime gitmiştir!

Bir yıl boyunca yapılan yüzde 40'lık zamma karşılık, Gökçek yönetimi 1 kuruşluk indirimi marifet saymakta ve Ankaralılara reva görmektedir.

Bu açıkça halkın karşısında olma, Ankaralıya zulüm etmedir!

Fakat bilinmelidir ki, ne Ankaralılar yolunacak kaz, ne de mahkemeler dalga geçilecek kurumlardır!

Ankaralıların bugüne kadar maruz kaldığı hakkaniyetsiz soygun yeterince büyüktür ve daha fazlasına izin verilmemelidir.

Mahkeme kararıyla dalga geçercesine işlemler yapma cesaretini göstermek ve kentlilere adeta savaş açmak Ankara'da artık alışılmış bir Gökçek tarzıdır.

Gelinen noktada utanmak ya da ayıplamak bile kafi değildir! Hem mahkemelerin hem Ankaralıların hem de önemli devlet kurumlarının gözü önünde yapılan bu aymazlığa artık yetkililerin el koyması ve Gökçek'e bir başkentin belediye başkanı olduğunun hatırlatılması lazımdır!

Başkentin yöneticisi olmak, kenti bir usulsüzlükler cennetine çevirmek ve dört buçuk milyon Ankaralının gözünün içine baka baka onlarla dalga geçmek demek değildir, olmamalıdır!

Belediye başkanı, yaptığı bu ciddiyetsiz ve ahlaka sığmaz uygulamayı hemen düzeltmeli ve mahkeme sonucunu dikkate alarak, yapılan son zammı komple geri almalıdır.

Ankaram Platformu olarak bu tarz yağmacı tavırların her zaman karşısında olacağımızı bir kez daha belirtir, Gökçek'in halk karşıtı uygulamalarının takipçisi olacağımızı tekrar vurgularız.

ANKARAM PLATFORMU
Dönem Sözcülüğü Adına

İnşaat Mühendisleri Odası
Ankara Şube Başkanı
NEVZAT ERSAN

Kadıköy'den Bursa'ya deniz otobüsü

e-Posta Yazdır PDF
Kadıköy'den Bursa'ya deniz otobüsü İDO, Kabataş-Kadıköy-Bursa hattında deneme amaçlı deniz otobüsü seferlerini başlatıyor. Kadıköy'den Bursa sadece 1 saat 40 dakika sürecek. Fiyat ise 20 lira olacak.

Anadolu Yakası'ndan Bursa'ya deniz otobüsü

İDO, Kabataş-Kadıköy-Bursa hattında deneme amaçlı deniz otobüsü seferlerini başlatıyor. Kadıköy'den Bursa sadece 1 saat 40 dakika sürecek. Fiyat ise 20 lira olacak.

Kabataş - Kadıköy kalkışlı Bursa'ya düzenlenecek seferler 24 Ağustos- 17 Eylül tarihlerinde deneme amaçlı gerçekleştirilecek ve yolcu talebine bağlı olarak tarifeli hale getirilecek.

Marmara'da deniz ulaşımını, karayolu trafiğine önemli bir alternatif haline getirmek için çalışmalar yürüten İDO, Kabataş-Kadıköy-Bursa arasında gerçekleştireceği deneme seferlerini, Salı ve Cuma günleri hariç, haftanın her günü saat 14.30 Kabataş kalkışlı olarak düzenleyecek. Cuma günü 12.30 ve 18.30 Kabataş kalkışlı gerçekleştirilecek seferler, karşı hat olan Bursa'dan hafta boyunca ağırlıklı olarak 10.00'da yapılacak.

Anadolu yakasından Bursa'ya direkt düzenlenen deniz otobüsü seferleri, Kabataş - Kadıköy - Bursa hattında, Kabataş'tan kalkış saatinden 20 dakika sonra Kadıköy İskelesi'ne uğrayarak Bursa'ya devam edecek. Deneme seferleri Kabataş'tan 2 saat, Kadıköy'den 1 saat 40 dakika sürecek.

Kabataş - Kadıköy - Bursa seferlerinin bilet ücretleri hızlı feribot seferlerinde uygulandığı gibi hiçbir değişikliğe gidilmeden tam 20, indirimli 15 TL olarak belirlendi.

Sayfa 1 / 4

  • «
  •  Başlangıç 
  •  Önceki 
  •  1 
  •  2 
  •  3 
  •  4 
  •  Sonraki 
  •  Son 
  • »
 

ORTA DOĞU

Başar Şeker

BAŞAK SEREN MUYAN

Sanat

SAYAÇ

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün1420
mod_vvisit_counterDün3426
mod_vvisit_counterBu Hafta15408
mod_vvisit_counterGeçen hafta22067
mod_vvisit_counterBu Ay31833
mod_vvisit_counterGeçen Ay93593
mod_vvisit_counterTümü539362