"İznim Kadar Varsın"
Kadınlar günü, nasıl çıktığı, nasıl gelişti biliniyor. Yaygınlaşması için çalışılması kadınlara bir başka mesaj, bir başka tehdit. "İznim Kadar Varsın" mesajı veriliyor, "Aşma Haddini, Bak Yakarım" diye tehdit ediliyor orta ve alt sınıf kadını.
İnsan gibi yaşamayı seçtim ben, bizim ninelerimiz de insan gibi yaşamamız için mücadele ettiler. 1919-1922 yılları arasında Türk
Füsun Çağırgan
"İznim Kadar Varsın"
Mantık Dersimiz Vardı
Lisede Mantık dersimiz vardı. Felsefe grubu derslerinden birisiydi. İlk konuları modern matematik olarak bilinen matematik öğretisinin ilk konuları ile aynıydı. Amacı lise çağlarında gence, birey adayı olan bizlere mantıklı değerlendirmeyi, sorgulamayı öğretmekti.
Bir çok öğretmen gibi bizim öğretmenimiz de ilk derste dersin amacını anlatmak için aşağıdaki hikayeyi anlatmıştı.
“Öğrenciler o yılın ders programında yeni bir ders olduğunu fark ederler, dersin adı mantıktır ve derse yaşlıca bir profesör girecektir... Nihayet, ilk mantık dersi başlar...
Öğrencilerden biri söz hakki isteyerek:
- Hocam, mantık bize ne (yi) öğretir, anlatır mısınız, diye sorar...
Profesör, kendisine merak ve şüpheyle bakan öğrencilerine;
- Mantık dersinin insanların zihnine yaptığını açıklamak biraz güçtür, bunu sizlere bir örnekle açıklayayım.
Farz edin ki, bir maden ocağından iki insan çıkıyor; birisinin üzeri tertemiz, diğerininki ise is pis içinde; bunlardan hangisinin yıkanması lazımdır.
Öğrenciler, hiç tereddüt etmeden;
- Elbette, kirlisi, derler...
Profesör, tebessüm eder;
- İşte çocuklar, mantık bu soruya cevap vermeden önce, nasıl olur da bir maden ocağından çıkan iki kişiden birinin üzeri tertemiz iken diğerininki kirli olabiliyor, diye sorar, der”…
Mantık dersinde mantıklı değerlendirmeyi de öğreneceğimizi bu örnek hikaye ile öğrendik.
Öğrenmek için değil sadece dersi geçmek olmuş amacımız. Yıllar sonra yaşımız kırka gelince kaybettiklerimize yandıkça anladık. Anladık da henüz idrak edememiş gibi bir halimiz var. İdrak edip, mantıklı olmaya başlasak hepimiz için yararlı olacak. Hayatı boyunca mantıklı olmak için çaba gösterenin az olmasının acısını hepimiz birlikte karşılamak zorunda kalıyoruz. Kurunun yanın da yaş da yanıyor yazık ki.
Ortama bakınız kirli bilgiden geçilmiyor. Uydurma hikayeleri, tarihi gerçek, yalan haberi doğru haber gibi kabul edişimiz mantıklı değerlendirme yapmadığımız için. Mantıklı değerlendirme yaparsak, kirli bilgi geçit bulamaz. Yaşadığımız karmaşanın sorumlusu kirli bilgi ise, kirli bilginin sorumlusu da bizim mantıklı düşünmeye, değerlendirme yapmaya önem vermememizdir.
Füsun ÇAĞIRGAN
Şakacıyız, Şakacı
Bir hafta on gün kadar önce şehir içi toplu taşım aracındayken cep telefonum çaldı, arayan sabit numara bende kayıtlı değil. Açtım karşımdaki hanım "... kuvvetleri savcılığından arıyorum ayın 15 inde sabah saat 09.00 da savcı bey sizinle görüşmek istiyor" dedi. Güldüm "ben emekliyim o saat benim için çok erken daha geç saate randevu verin" dedim, bir günlük idare etmemi söylediler.
Hayret bir şey, yani bu davadan da espriler üretmeye başladık ya helal olsun bize. Ne şakacı milletiz, her durumdan şaka üretebiliyoruz. Arkadaşlarıma da helal olsun yani bu gün oldu hala kimse açık vermedi. Oysa birçoğu bilir ki, hukuk bilgim iyidir, doğru bilgiye nasıl ulaşacağımı da bilirler, belli ki beni az tanıyan birisi.
Mümkün mü bir hukukçunun cep telefonu ile samimi arkadaşını çaya davet eder gibi bir vatandaşı çağırması. Hele ki, askeri savcının bir sivili bu şekilde çağırması ne hukuki ne idari bir durumda mümkün değil. O konumdaki görevlilerimize ithaf edilen bu sıra dışı durum için ilgililerden özür dilemek bana düşer. Askeri ve sivil savcılarımızdan özür dilerim, henüz kimliğini tespit edemediğim bir arkadaşım densizce sizi şaka konusu yapmış.
Yapılan şakaları genelde severim, şakacıyım, şakadan anlarım. Bir o kadar da hukuktan ve idareden anlarım. Şakanın yapılmasından çok devlet kurumlarımızı bu şekilde şaka konusu yapmak ağır geldi. Her hangi bir kurum değil bir kuvvet komutanlığı üstelik de bu dava çerçevesinde adı bir kere geçmiş bir kuvvetimizin adının kullanılması çok kötü çok.
Anladık şakacı milletiz de bu konu nasıl şaka konusu olur, kara mizah bu herhalde. Askeri savcının bir sivili görüşmeye çağırma biçiminin yasalarımızda düzenlenmiş olabileceğini benim çevremden bilmeyen insanlar olması da üzücü.
Neresinden ne yanından tutacağımı bilemediğim bu durumu paylaşmak istedim sizlerle. Daha önce sordum mantıklı mıyız diye, ben demeyeyim siz deyin, hakikaten mantıklı mıyız? Nereyedir bu gidiş?
Şakacıyı yakaladığımda yapacağım şeyler için hayal gücüm fazla mesai yapıyor, yaptıktan sonra sizlerle paylaşırım. Eminim aranızda benim gibi bu şekilde şakalananlar oluyordur veya olacaktır. Aman siz, siz olun görüşme tebligatı usulüne göre mi düzenlenmiş bir avukata kontrol ettirmeden gitmeyin. Kapıda rezil olmak var.
Füsun ÇAĞIRGAN
14.10.2010



Füsun Çağırgan

















