Ulusal Gündem

Thursday, Sep 09th

Last update:12:51:09 PM GMT

You are here: BİLİM VE TEKNOLOJİ Kişisel Teknolojiler

Kişisel Teknolojiler

3G'de Aldatmaca!

e-Posta Yazdır PDF
Turkcell 3G Connect Modem, diğer adıyla VINN alacaklara bazı uyarılar:

-Ücret aylık 39TL.(sadece ilk üç ay 19TL)

-Usb Modem bedava.4Gb indirme limiti.

-24 ay sürelik (MECBUREN)

-En önemli sorun şu anda 3G yayını yapan baz  istasyonları sadece il merkezlerinde var.

il merkezleri dışında internet hızı 236 kbps yani sinirden kanser olmaya yeter:)

Müthiş yavaş  !!!!!...

-Abonelik için TAAHHÜTAME imzalatıyorlar.Bence önce bi okuyun...Yoksa yanarsınız..

Gerçi okuduktan sonra imza atacak  cesaretiniz kaldıysa....

Birkaç önemli maddesini sizin için aşağıya yazdım...

Madde 7. Turkcell hizmetin hızını düşürebilme yetkisine sahip,itiraz hakkı yok

Madde 10.Kampanyadan çıkamazsınız 24 ay boyunca ...

Madde 14.Cihazın kaybolması,bozulması durumunda bile 24 ay abonelik
ücreti ödemeye devam edilir.

Madde 15. Kampanyada tarifenizde hiç bir değişiklik yapamazsınız(yani
mesela bir yıl sonra yeni aboneler için fiyat 15TL'ye indirilirse eski
abone olduğundan başvuramazsın)

Madde 17. Kampanyadan çıkarsanız 24 aylık faturayı bir defada ödemek
zorundasınız....

Madde 18. Turkcell ücretlere zam yapma hakkı vardır.Vergilerde artış
olursa Turkcell bu artışı faturalara yansıtabilir.Yani fiyat sabit değil..
--
Mustafa Cüneyt Gezen

Engineer w/o Borders

Vikipedi: Özgür dezenformasyon

e-Posta Yazdır PDF
İnternet ortamında herkesin katkısına açık olan ve her gün milyonlarca sayfası görüntülenen Wikipedia, istihbarat servislerinin, medya organlarının, hükümetlerin ve özel şirketlerin tahrifatına maruz kalıyor.

İnternet kullanımının yaygınlaşması "daha demokratik" kaynaklara ulaşılabilmesinin önünü açıyor. Bu kaynakların başında ise 26 dilde yayın yapan, 6 milyona yakın makale sayısıyla Wikipedia geliyor. Bilgisayarı ve interneti olan herkesin katkı sunabileceği wikipedia, isimlerin gizliliği nedeniyle gizli servislerin, devletlerin ve şirketlerin tahrifatlarına maruz kalıyor.

"Çanakkale Savaşı" başlığının altındaki savaşın sonuçlarına "Rusya'da Ekim Devrimi oldu" gibi yorumların girilmesi masum hatalar olarak kalsa da örneğin Lübnan Savaşı, Filistin Halk Kurtuluş Cephesi, CIA ve George Bush gibi başlıklarda alenen tahrifatların yapıldığı belli oluyor.

2006'daki Lübnan Savaşı Vikipedia'ya katkı sunan bir yazara göre "Hizbullah'ın İsrail askerlerini kaçırması ve aynı gün İsrail'e füze saldırısında bulunması" ile başlarken, savaşın sonucu ise "İsrail'in kesin zaferi" ile bitiyor. Lübnan Savaşı'nda düzenli olarak gazete okuyan bir yazarın bile hiçbir kaynağa bakmadan böylesi bir makaleyi yazması ise imkansız, tabii "kasıtlı" değilse! Benzer bir çarpıtma ise Filistin Halk Kurtuluş Cephesi'nin sayfasında yer alıyor. Bir yazar, daha sonra değiştirilse de, örgütün İsrail istihbarat servisi Şin Bet ile yakın ilişkileri olduğunu yazabiliyor. Bunun gibi anonim tahrifatların dışında Wikipedia'da ispatlanmış dezenformasyonlar da mevcut.

Vikitarayıcı yakalıyor
New Mexico'daki Santa Fe Enstitüsü mezunu Virgil Griffith'in yazdığı WikiScanner (VikiTarayıcı) adlı program, internete bağlanarak Wikipedia'daki değişiklikleri otomatik olarak tarıyor. Bugüne dek anonim kalan internet protokol numaralarını (IP) da gösteren program, hangi maddenin kim tarafından değiştirildiğini belirliyor. Kalifornya Teknoloji Enstitüsü'nde yüksek lisans yapan Griffith'in geliştirdiği yazılım, Wikipedia tarafından da destekleniyor. Program şimdiye kadar onlarca dezenformasyonu ortaya çıkarmasıyla ünlendi.

Programın ortaya çıkardığı tahrifatçılardan biri tanıdık. Bugüne kadar onlarca medya manipülasyonunun arka planında bulunan ABD İstihbarat Servisi CIA, Wikipedia içinde çeşitli başlıkları keyfi biçimde değiştirdi. Irak işgali, İran Cumhurbaşkanı Ahmedinecad, George Bush sayfalarını değiştiren yazarların CIA binasından bağlandığını yakalayan wikitarayıcı, Ahmedinecad'ın başlığına "Wahhhh" gibi bir ünlemin ya da Irak'ta ölen ABD askerlerinin sayısının "tahmini olduğuna" yönelik bilgilerin nereden girildiğini de ortaya çıkardı.

Bir diğer tanıdık isim FBI ise, ABD'de yürürlüğe giren anti-terör yasalarını eleştiren paragrafları değiştirirken, Guantanamo Üssü'ne ait fotoğrafları da Wikipedia'dan çıkardı.

Bir tahrifatçının da Vatikan'dan bağlandığı, Katolik kökenli İrlanda Kurtuluş Ordusu'nun siyasi kanadı olduğu iddia edilen Sinn Fein lideri Gerry Adams'ın profilinde değişiklik yaptığı görülüyor. Adams'ın 1974 yılında işlenen iki cinayetle bağlantısını kanıtlayan gazete haberleri siteden silindi.

Avusturya Hükümeti'nin de bir ekip kurarak Wikipedia'daki bilgiler üzerinde oynadığı daha önce ortaya çıkmıştı.

Yine de Wikipedia tahrifatları sadece istihbarat servisleri ve devletlerle sınırlı değil. Örneğin, ABD medyasının devleri New York Times, Wall Street Journal karşılıklı olarak birbirlerinin sayfalarında olumsuz değişiklikler yaparken en büyük savaş Fox Tv ve MSNBC arasında yaşandı. Fox News siyasi yorumcusu Bill O'Reilly hakkındaki Wikipedia maddesinin MSNBC bilgisayarlarından değiştirildiği ortaya çıktı. Buna karşılık Fox News de, MSNBC muhabirlerinin sitedeki profillerine küçük düşürücü ifadeler ekledi.

Çalışanlarına karşı katı tutumu ile bilinen WalMart hakkındaki eleştirileri değiştirirken Vikitarayıcı'ya yakalandı. Benzer şekilde ABD'deki elektronik oy makinalarının üreticisi Diebold şirketi hakkındaki olumsuz eleştirileri içeren 15 paragrafı silerken yakalandı.

Kurtarılabilir mi?
İnternet kaynaklarının herkesin erişimine açık olması bir "oto denetim" anlamına gelse de bireysel kullanıcıların wikipedia örneğinde olduğu gibi kurumlar ya da istihbarat servisleriyle başa çıkması zor gibi görünüyor. Bu nedenle "ABD Başkanı Kennedy'yi öldüren kişi iki yıl Sovyetler Birliği'nde kalmıştı" gibi, gerçekliği olmayan iddiaları temizlemek bireysel kullanıcı için son derece zorlaşıyor. Dünyanın en büyük sanal ansiklopedisi gibi kaynakların "referans" olmaktan çok dezenformasyon kaynağı olması ve tarafsızlık ilkesini sorgulatması kaçınılmaz. Dahası vikitarayıcı gibi başarılı örneklerle bazı dezenformasyonlar ispat edilse de, bu yazılımın yeterliliği de tartışmaya açık. Çünkü, dezenformasyon belirli bir kurumun binasından yapılmıyorsa "masum hata" olarak kalabiliyor.

(soL-Haber Merkezi)

Twitter korsan kurbanı oldu

e-Posta Yazdır PDF

İnternet'in popüler sitelerinden Twitter, bilinmeyen kişi ya da kişilerin saldırısı sonucu çöktü. Twitter'in hacker saldırısını savuşturabilmesi saatler aldı. Saldırı Facebook'u da olumsuz yönde etkiledi.

Bilgi işlem uzmanlarının kısaca "DOS" olarak tanımladığı "servis dışı bırakma saldırısı", Twitter'in iki saatten uzun bir süre boyunca çökmesine neden oldu. Ancak site daha sonra da normale dönemedi. Sitenin normale dönebilmesi saatler aldı. Twitter'in çökmesi üzerine Facebook'a yönelen milyonlarca kullanıcı, olağanüstü artan yük karşısında bu sitenin de yavaşlamasına neden oldular.

Twitter kurucusu Biz Stone, saldırı dalgası savuşturulduktan sonra yazdığı notta, "Bu sabah yoğun bir gündemimiz vardı. Ama bir DOS saldırısıyla uğraşmak bunların arasında değildi" dedi.

Twitter, kullanıcı sayısı en hızlı artan siteler arasında yer alıyor. ComScore araştırma kuruluşunun verilerine göre bu yılın haziran ayında siteyi ziyaret edenlerin sayısı 44,5 milyonu buldu. Bu, geçen yılın aynı dönemine kıyasla 15 katlık artışı ifade ediyor.

DOS saldırısı nedir?

Bu işleme internet dilinde "denial of service", Türkçe'deki karşılığıyla "servis dışı bırakma" deniyor.  Burada temel olan, sistem kaynaklarını veya bant genişliğini tüketerek servislerin hizmet dışı bırakılması... Hackerlar tarafından ele geçirilen yüz binlerce ya da milyonlarca internete bağlı bilgisayar, kullanıcılarının bilgisi dışında bu saldırıda yer alıyor. Ne kadar güçlü olursa olsun aynı milyonlarca sayfa gösterim komutuyla karşılaşan ana bilgisayar çökünce site de devre dışı kalıyor.

Özgürlüğü internette buldular

e-Posta Yazdır PDF

İnternet Suudi kadınlara toplumsal kısıtlamalardan uzaklaşıp geniş bir kitleye ulaşabilme imkanı sağlıyor.

 

Harvard Üniversitesi'nin yeni yayımlanan bir araştırmasına göre, Arap dünyasındaki kadın blog yazarlarının büyük çoğunluğu Suudi Arabistan'da bulunuyor. Suudi blog yazarlarının neredeyse yarısı kadınlardan oluşuyor. Ancak Suudi Arabistan'daki kadınların yaşam koşullarını göz önünde bulundurunca araştırma sonuçları pek şaşırtıcı değil. Çünkü internet, toplumsal yaşamda pek çok engelleme ile karşılaşan Suudi kadınlar için sığınılacak bir barınak gibi.

Suudi Arabistan'da kadınlar televizyon ekranlarında ya da politikada neredeyse hiç temsil edilmiyor ve sürekli engellerle karşılaşıyorlar. Ancak internetteki blog sayfaları onlara görüşlerini sunup diğer insanlarla iletişime geçebilmeleri için ideal koşulları sunuyor.

Bloglarla seslerini duyuruyorlar

Bir kaç yıldan beri Suudi eşiyle Suudi Arabistan'da yaşayan eski ABD'li diplomat Carol Fleming, 2006 yılından bu yana "americanbedu.com" adlı kendine ait blog sayfasında yazıyor. Fleming, blog sayfalarının Suudi Arabistan'da gittikçe artan etkisini şöyle anlatıyor:

"Blogların, sesini duyurma ve belli konuların bilinmesini sağlama açısından farklı bir seçenek sunduğunu ve farklı bir buluşma noktası oluşturduğunu söyleyebilirim. Bu benim görüşüm. Bloglar gittikçe tanınıyor ve daha çok insan tarafından fark ediliyor. Ben şahsen bir kez çok şaşırmıştım çünkü kendi blogumda yayımladığım bir yazı, CNN Arap kanalında yer almıştı. Bu, benim için blogların gerçekten okunduğu ve dikkate alındığının iyi bir göstergesi."

1980 ve 1990'lı yıllarda Suudi Arabistan halkı sadece devlet kontrolündeki iletişim araçlarına ulaşabiliyordu. Ancak internetin gelişiyle Suudi Arabistan'da pek çok şey değişti. İnsanlar artık özgürce bütün konularda bilgi alabiliyor. Sadece hükümet aracılığıyla yapılan bilgi transferiyle yetinmek zorunda kalmıyorlar.

"Biz de diğer kadınlar gibiyiz"

Ancak yaşanan medya açılımına karşın, kraliyet ailesine karşı yapılacak olası bir eleştiri gibi bazı hassas konular, ülkede hala bir tabu. Ancak Suudi blog yazarı kadınlar için daha da önemlisi alışılagelmiş klişelerden uzak bir Suudi kadın portresi çizebilmek. Eman el Nefcan adlı üç çocuk annesi İngilizce öğretmeni, yazılarını "saudiwoman.blogspot.com" adresinde yayınlıyor. Suudi blog sahibi, sayfasında İngilizce yazmayı tercih ediyor. Blog sayfasıyla daha geniş bir halk kitlesi ve yurt dışındaki insanlara ulaşmak isteyen Eman El Nefcan, internette yazı yazmak konusundaki kişisel motivasyonundan ise şöyle bahsediyor:

"Suudi kadınların, kendi kişilikleri hakkında yazarken daha çok insani taraflarını ortaya çıkarmalarını sağlamak istiyorum. Televizyonda Suudi Arabistan hakkında bir şey izleyince, sadece her yanda siyah örtü altında dolaşan insanlar görülüyor. Kimse bu örtülerin altında ne olduğunu, neler yaşandığını bilmiyor. Bizim de diğer bütün kadınlar gibi olduğumuzu göstermek istiyorum. Biz anneyiz, okuyoruz, çalışıyoruz. Biz de diğerleri gibiyiz. Belki daha farklı bir yaşam tarzına sahibiz, ancak temelde biz de sadece insanız."

Değişimi savunan kadınlar

Suudi Arabistan toplumunun değişmesini savunan kadın blogçular da var. Carol Fleming'e göre, blogun yazıldığı dil, kadın blog yazarlarının blogu kişisel ya da toplumsal amaçla mı kaleme aldığı hakkında ipucu sağlıyor:

"Bloglarını İngilizce yazmaya karar veren Suudi kadınlar, tüm İngilizce konuşulan ülkelere yöneliyor. Benim tespitime göre, Arapça yazan Suudi Arabistan kadını, daha çok geleneksel olmaya eğilimli görülüyor. İngilizce bloglarda ise sosyal konular tartışılıyor ve zorluklar, görmek istedikleri reformlar üzerinde konuşuluyor."

Sarah Constantine / Çeviri: Başak Sezen

DW

Dikkat! Facebook'çular virüse hedef

e-Posta Yazdır PDF

Bilgisayar korsanları Facebook üyelerinin önemli kişisel bilgilerini çalmak için bu siteyi hedef alıyor.

Veri güvenliği uzmanlarının verdiği bilgiye göre bu sosyalleşme sitesinde son yedi gün içinde beş ayrı güvenlik sorunu tespit edildi.

Facebook üyelerinin bilgileri ile doldurulmuş sahte mesajlar yoluyla, sanal hırsızlar, bu bilgilere duyulan güven ve sosyal bağlantılar üzerinden menfaat elde ediyor.

Güvenlik firmaları, sosyalleşme sitelerinin popülaritesinin, bu adresleri sanal korsanlar için cazip birer hedef haline getirdiğini söylüyor.

Trend Micro adlı firmanın güvenlik danışmanı Rik Ferguson, Facebook'un geçen hafta dört ayrı kötü niyetli uygulamanın hedefi olduğunu, ayrıca bu sitenin kullanıcılarını ilk olarak Aralık ayında hedef alan Koobface virüsünün yeni bir türünün de yine geçen hafta ortaya çıktığını söyledi.

 

Facebook
'Facebook'ta uygulama yüklerken dikkatli olmak gerekiyor'

Facebook üzerindeki 'haydut' uygulamaların tümü, Rik Ferguson'un verdiği bilgiye göre, kullanıcıların satılabilir kişisel bilgilerini elde etmeyi hedefliyor.

Bu uygulamalardan biri, Facebook üyelerini, profillerini arkadaşlarının izlemesine yardımcı olduğu iddiasıyla kandırmış. Uygulama yüklendiği takdirde, ilgili üyenin tüm arkadaşlarına da mesajlar gönderiyor.

Ferguson, Facebook'un tasarım yapısının, kullanıcıların kötü niyetli ya da 'haydut' uygulamaları fark etmelerini güçleştirdiğini söylüyor.

Facebook üzerinden

Güvenlik uzmanına göre, pek çok güvenlik yazılımı, kullanıcıların kendi bilgisayarındaki kötü niyetli yazılımları izliyor. Ancak Facebook üzerinden yüklenen uygulamalar, üçüncü tarafların bilgisayarında bulunan yazılımlara yine bu sitenin kendi sunucuları aracılığıyla erişim sağlıyor.

Ayrıca yine Ferguson'ın verdiği bilgiye göre bu tür 'haydut' yazılımların görünümü de 'haydut yazılım değilmiş gibi' tasarlanıyor. 'Ayrıca yakında, daha da karmaşık özellikleri olan yeni haydut yazılımların çıkması beklenebilir."

Rik Ferguson, Facebook'un uygulama kabul etme politikasını gözden geçirmesi gerektiğini söyledi.

Zuckerberg istemiyor

 

Facebook kurucusu Mark Zuckerberg
Facebook kurucusu Mark Zuckerberg

 

 

Facebook'un kurucusu Mark Zuckerberg, Şubat sonlarında BBC'de katıldığı bir radyo programında siteye sunulan tüm uygulamları incelemeye almaları yönündeki çağrıları reddettiğini söylemişti.

Facebook'un bir sözcüsü ise kullanıların dikkatli olmaları ve şifrelerini kimse ile paylaşmamaları gerektiğini söylemişti. Sözcü, Facebook'un siteyi güvenli kılmak için göz önünde olmayan pek çok çalışma yaptığını da eklemişti.

Facebook sözcüsü, kötü niyetli kişilerin tuzağına düşen Facebook kullanıcılarının da sitenin güvenlik sayfalarında yer alan ilgili tavsiyeleri izlemesini önermişti.

Facebook kullanıcılarını hedefleyen Koobface virüsü, Aralık 2008'de, yine bu site üzerinden yüklenen kötü niyetli uygulamalar yoluyla yayılmıştı.

Facebook profili yolluyor

Ortaya çıkan yeni bir uygulama ise üyeleri bir Facebook mesajı yoluyla sahte bir Youtube sayfasına çekerek, 'haydut' yazılımı bilgisayarlarına yüklüyor. Verilen bilgiye göre, mesajı daha inandırıcı kılmak için, bir Facebook üyesinin profilinden alınan resim virüs aracılığıyla başka kişilere yollanıyor.

Virüs bilgisayara girdiği andan itibaren de üyenin çerezlerini inceliyor ve bulduğu kişisel bilgiler yoluyla da, bu kişinin üye olduğu diğer sosyalleşme sitelerine sızıyor.

Rik Ferguson, bu durumdan etkilenen tek sosyalleşme sitesinin Facebook olmadığını da söylüyor.

Mark Ward
BBC Haber sitesi, Teknoloji muhabiri

Sayfa 1 / 2

  • «
  •  Başlangıç 
  •  Önceki 
  •  1 
  •  2 
  •  Sonraki 
  •  Son 
  • »
 

ORTA DOĞU

Başar Şeker

BAŞAK SEREN MUYAN

Sanat

SAYAÇ

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün1413
mod_vvisit_counterDün3426
mod_vvisit_counterBu Hafta15401
mod_vvisit_counterGeçen hafta22067
mod_vvisit_counterBu Ay31826
mod_vvisit_counterGeçen Ay93593
mod_vvisit_counterTümü539355