Ulusal Gündem

Thursday, Sep 09th

Last update:12:51:09 PM GMT

You are here: DÜNYA Dünya Türkleri

Dünya Türkleri

KKTC’de Başbakan kim olacak?

e-Posta Yazdır PDF

kktcUBP 9 Mayıs 2010 tarihinde Kongresini yapacak. Eroğlu’dan boşalan genel başkanlık koltuğu için en güçlü adaylar olarak Ahmet Kaşif, İlkay Kamil ve Hasan Taçoy isimleri geçiyor.

Haber: Ender Erdemil

KKTC’de; Derviş Eroğlu’nun Cumhurbaşkanı seçilmesinden sonra boşalan Ulusal Birlik Partisi Genel Başkanlığına kimin seçileceği, dolayısıyla da Başbakan’ın kim olacağı tartışılıyor.

 

Ulusal Birlik Partisi Kongresini 9 Mayıs 2010 tarihinde yaparak yeni Genel Başkanını seçecek.

 

Gazi Magusa Milletvekili ve Sağlık Bakanı Dr. Ahmet Kaşif, geçtiğimiz hafta, Kıbrıs Kanal T Televizyonunda, Öğle Üzeri Programında  Alihan Pehlivan’ın konuğu oldu. Kaşif, UBP Genel Başkanlığına aday olduğunu canlı yayında açıkladı. Ahmet Kaşif’in açıklaması üzerine canlı yayına telefonla katılmak isteyenlerin fazla olması, telefon hatlarının bir süre kilitlenmesine yol açtı.

 

1950 yılında doğan Ahmet Kaşif  1975 yılında İstanbul Tıp Fakültesini bitirdi. Genel Cerrahi dalında doktorası da bulunan Kaşif, evli ve iki çocuk babası.

 

Adaylığını henüz açıklamamış olmasına rağmen Genel Başkanlık için adı geçenlerden biri de Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Hasan Taçoy. 1963 doğumlu. Yüksel öğrenimini ABD’de Wisconsin Üniversitesinde Ekonomi ve Siyasal bilimler Fakültesinde tamamladı. Evli ve iki çocuk babası.

 

Sözü edilen bir başka isim de 1944 doğumlu olan. İçişleri Bakanı İlkay Kamil. Kamil, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunu. Evli ve bir de çocuğu var.

 

UBP Genel Başkanlığı için adı geçen diğer iki kişi de Dışişleri Bakanı Hüseyin Özgürgün ve Genel Sekreter İrsen Küçük. Daha önce UBP’nin Genel Başkanlığını da bir süre yürüten Özgürgün’ün Genel Başkan adayı olmak istemediği gelen bilgiler arasında. İrsen Küçük’ün de şansının az olduğu öğrenildi.

 

KKTC kaynaklarına göre, Derviş Eroğlu’nun işaret edeceği kişi UBP Genel Başkanlığına seçilecek. Eroğlu ile İlkay Kamil’in yakın dost oldukları biliniyor.

 

Türkiye ile ilişkileri çok iyi olan; parti tabanının ve Türkiye’den gelerek KKTC yurttaşı olanların da desteklediği Dr Ahmet Kaşif’in Genel Başkanlık koltuğuna daha yakın olduğu ifade ediliyor.

 

Siyasi çalışmaları boyunca Eroğlu’nun daima yanında olduğu ifade edilen Kaşif’le Eroğlu’nun aralarının özel bir nedenle açık olduğu gelen bilgiler arasında.

 

Derviş Eroğlu’nun, kimi işaret edeceği konusunda; Eroğlu’nun KKTC’nin çıkarları doğrultusunda en objektif kararı vereceği yorumları yapılıyor.

BULGARİSTAN VE MAKEDONYA GÖÇMENLERİNİN TAŞINMAZLARI

e-Posta Yazdır PDF

Makedonya, 1912-1913 yıllarındaki Balkan Savaşları sonucunda Osmanlı Devletinden ayrılmış ve Yugoslavya Krallığına bağlanmıştır. İkinci Dünya Savaşı'nın ardından ise özel statüdeki bir cumhuriyet olarak Yugoslavya Federatif Halk Cumhuriyeti (YFHC) bünyesinde yer almıştır. Yugoslavya'nın (YFHC) 1991 yılında dağılmasıyla birlikte Makedonya bağımsızlığını kazanmıştır.

 

Millileştirilmiş malların tasfiyesine ilişkin 1135 sayılı kanun

13 Temmuz 1956 tarihinde Türkiye ve YFHC arasında imzalanan anlaşma uyarınca, Yugoslav Federatif Halk Cumhuriyeti tarafından 05/12/1946 ile 28/04/1948 tarihleri arasında yapılan millileştirmeler dolayısıyla mal, hak ve menfaatlerine el konulan Türk vatandaşlarına tazminat ödenmesi mümkün olmuştur. Anılan Anlaşma, diğer dönemlere ilişkin tazminat taleplerini kapsamamaktadır. Anlaşmanın uygun bulunmasına dair 1135(1969) sayılı kanunda, YFCH'nin Türkiye'ye 3,75 milyon dolar ödemiş bulunduğu, sözü edilen tazminatın dağıtımı konusunda yetkili makamın Türkiye Cumhuriyeti Maliye Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğü Takdir ve Tevzi Komisyonu Başkanlığı olduğu, başvuruların yasanın yürürlüğe girişinden itibaren 6 ay içinde yapılması gerektiği belirtilmektedir.

Makedonya mevzuatında millileştirilen malların iadesi (denasyonalizasyon)

 

Makedonya Cumhuriyetinde 22 Mayıs 2000 tarihinde kabul edilerek yürürlüğe giren ve geçmişte YFHC tarafından kamulaştırılan taşınmaz malların, yeniden özel mülkiyete dönüştürülerek (denasyonalizasyon), sahiplerine veya bu kişilerin yasal varislerine iadesini öngören yasadan, sadece yasanın yürürlüğe girdiği tarihte Makedonya Cumhuriyeti vatandaşı olan kişilerin veya bunların Makedonya Cumhuriyeti vatandaşı olan yasal varislerinin yararlanabilecekleri, ayrıca, bu amaçla yapılacak müracaatlar için son başvuru tarihinin 7 Mayıs 2003 olduğu belirtilmiştir. Sözkonusu süre bilahare 2007 yılının sonuna kadar uzatılmıştır.

 

Vatandaşlarımızın Makedonya'daki taşınmaz malları ve nüfus kayıtları gibi hukuki konularla ilgili olarak danışabilecekleri ve gerekli görebilecekleri resmi işlemler ve hukuki girişimler için yardımlarını talep edebilecekleri Makedonyalı avukatların isimleri ve telefon numaraları aşağıda kayıtlıdır.

 

Avukat Erol HASAN

00-389-2-313 31 91

 

Avukat Şpend DEVAYA

00-389-2-322 63 65

BASIN AÇIKLAMASI

19.yüzyıl sonlarından itibaren Bulgaristan'da milliyetçilik akımının giderek gelişmesi ve ülkenin bağımsızlığı ile sonuçlanan sürecin 14.yüzyıl başlarından itibaren Anadolu'dan Rumeli'ye doğru gerçekleşen Türk nüfus hareketlerinin ters yöne dönmesinde önemli bir etken olmuştur.

Bulgaristan'dan ülkemize kitlesel göçlerin 1912-1913 yıllarındaki Birinci ve İkinci Balkan Savaşları sonrasında, Bulgaristan'daki rejim değişikliğini müteakip 1950-1952 yılları arasında, 1966 yılında ve son olarak da 1989 yılında zorunlu göç şeklinde meydana gelmiş, yalnızca 1989 yılında yaklaşık 400.000 soydaşımızın göçe tabi tutulmuştur.

Dört ana dalga şeklinde yaşanan göçlerin iki ülke arasında köklü ve karmaşık bir emlak sorunun doğmasına neden olmuş, bu durumun çoğunluğu tarım sektöründe istihdam edilen soydaşlarımızın toprak taşınmazlarını Bulgaristan'da bırakmaları ile sonuçlanmıştır.

Bahse konu göçlerle geride bırakılmış olan gayrimenkullerin kayıt altına alınabilmesi amacıyla Dışişleri Bakanlığı eşgüdümünde, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü ile Bursa İlinde faaliyet göstermekte olan Balkanlarda Adalet, Haklar, Kültür ve Dayanışma Derneği (BAHAD, Kanal Boyu Caddesi No: 172, Belediye Sağlık Hizmetleri Binası, Osmangazi/Bursa, Tel 0224.2711910) tarafından yürütülecek bir çalışma başlatıldığı İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünün 31.03.2009 tarih ve 50000 sayılı yazılarından anlaşılmıştır.

Çalışmada ülkemiz genelinde bulunan Bulgaristan kökenli vatandaşlarımıza ulaşılarak, vatandaşlarımızın terk etmek zorunda kaldıkları gayrimenkullerine ilişkin bilgi ve belgelerin temin edilerek mağduriyetlerinin giderilmesi amaçlanmaktadır.

Bu çerçevede, göçler sonucunda ilimize gelen soydaşlarımızın bu konudaki "Başvuru Formu, gerekli bilgi, belge, telefon ve faks numaraları ile adresleri" Valiliğimiz İl Mahalli İdareler Müdürlüğü ile İl Dernekler Müdürlüğünden, İlçelerde ise Kaymakamlık İlçe Dernekler Büro Şefliklerinden temin edebilirler.

Kamuoyuna duyurulur.15.04.2009

Bulgaristan'da Taşınmazları Kalmış Vatandaşlarımıza ve Onların Varislerine Duyuru

1877-78 yıllarından bu yana Bulgaristan'dan Türkiye'ye göç eden vatandaşlarımızın geride bıraktıkları gayrımenkullerin tesbitinin yapılması amacıyla bir çalışma başlatılmıştır. Konuyla ilgili olarak T.C. Dışişleri Bakanlığı eşgüdümünde, Balkanlarda Adalet, Haklar, Kültür ve Dayanışma Derneği (BAHAD) tarafından yürütülecek tesbit çalışmalarının yapılması kararlaştırılmıştır. Vatandaşlarımız derneğimizden elde edecekleri formları doldurmak suretiyle gerekli başvurularını yapabileceklerdir. İlgili başvurular derneğimiz tarafından merkezi Bursa'da bulunan BAHAD'a ulaştırılacaktır.

Vatandaşlarımızın konuya hassasiyet göstermelerini istirham ederiz.

T.C. Dışişleri Bakanlığı Yurtdışında Yaşayan Vatandaşlar ve Emlak Genel Müdür Yardımcılığı Emlak Dairesi Başkanlığı'nın B.06.0.KOED.0.0-941.00-2009/128422/BG sayılı yazısı:

"19. yüzyıl sonlarından itibaren Bulgaristan'dan ülkemize olan göçlerle ortaya çıkan emlak sorununun boyutlarının tespit edilmesi ve geride bırakılan gayrımenkullerle, bu gayrımenkullerin sahipleri veya sahiplerinin varisleri arasındaki ilişkinin kayıt altına alınabilmesi amacıyla Bakanlığımız eşgüdümünde, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Arşiv Dairesi Başkanlığı ile Bursa'da faaliyet göstermekte olan Balkanlarda Adalet, Haklar, Kültür ve Dayanışma Derneği (BAHAD) tarafından yürütülecek bir çalışma yapılması kararlaştırılmıştır.

Yürütülecek çalışma çerçevesinde, vatandaşlarımıza mümkün olan en etkin şekilde ulaşılarak BAHAD ile doğrudan temasa geçmelerinin teşvik edilmesi; vatandaşlarımızın ellerindeki belge ve bilgilerin adı geçen dernek tarafından görevlendirilecek yetkililerce kayda geçirilmesi ve son aşamada toplanan tüm verilerin derlenmesi amaçlanmaktadır."

http://www.balturk.org.tr/content.asp?CategoryID=225&contentID=78

 

KIBRIS "ULUSAL BİRLİK" DEDİ.

e-Posta Yazdır PDF

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde bugün yapılan Meclis seçimlerini ana muhalefet partisi olan Ulusal Birlik Partisi kazandı.

Seçimde kullanılan oyların yaklaşık yüzde 95'i sayılmış durumda. Bu sonuçlara göre muhalefetteki Ulusal Birlik Partisi (UBP) oyların yüzde 44'ünü alarak tek başına hükümet kurmayı garantilerken, iktidardaki  Cumhuriyetçi Parti'nin oyları yüzde 29 oranında seyrediyor.

UBP Başkanı Derviş Eroğlu, eski Başbakan Derviş Eroğlu, partisinin 50 üyeli Meclis'te 26 ya da 27 üyelik kazanacağını söyledi. Eroğlu, ART Televizyonu'nda canlı olarak yayınlanan açıklamasında, kuracağı hükümetin Türkiye'yle ve AB ile ilişkiler ve Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'la birlikte çalışması konusunda soruları yanıtladı.

Daha önce uzun yıllar KKTC Başbakanı olarak hizmet verdiğini söyleyen Eroğlu, partisinin, 1987 yılında, Avrupa Birliği ile ilişkiler konusunda ilk adımları atan parti olduğunu ve son günlerde Türkiye'de ve KKTC'de bazı medya organlarında ileri sürülen, UBP'nin AB ile ilişkileri engelleyeceği, Kıbrıs'ta çözümsüzlükten yana olduğu yolundaki görüşlerin gerçeği yansıtmadığını belirtti.

Eroğlu, KKTC'nin, "anavatan" Türkiye'siz olamayacağını ve Türkiye'de hangi parti işbaşında olursa olsun, Türkiye'yle yakın işbirliğinin devam edeceğini, iktidar ve muhalefet partileriyle ilişkilerin süreceğini söyledi.

Eroğlu, Lefkoşa'daki parti merkezi önünde toplanmış olan taraftarlarına hitaben yaptığı konuşmada da, son günlerde, Türkiye'deki "Ergenekon" davasıyla kendisi arasında bir ilişki kurmaya çalışanlar olduğunu hatırlattı ve "çamur atma" olarak nitelediği bu durumun artık geride kaldığını söyledi. Eroğlu, partisinin "Ulusal birlik zamanıdır" şeklindeki sloganını tekrarladı ve Rum tarafıyla yapılan görüşmelerde sağlam bir şekilde birlik halinde davranabilmek gerektiğini belirtti.

Eroğlu, KKTC'de birçok sektörde ciddi ekonomik sorunlar yaşandığını ve hükümetinin ilk 100 gün içinde ekonomik sorunların çözümü yönünde adımlar atacağını bildirdi.

UBP Genel Başkanı Eroğlu, Başbakan ve iktidardaki Cumhuriyetçi Türk Partisi'nin (CTP) lideri Ferdi Sabit Soyer'in kendisini telefonla arayarak kutladığını söyledi. Eroğlu, seçimde yenilgiye uğrayan CTP'nin eski lideri Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'la da iki medeni insan olarak birlikte çalışacaklarını bildirdi.

Derviş Eroğlu, Azerbaycan'la ilişkilere de büyük önem verdiklerini ve bu ilişkileri güçlendirmek için çalışacaklarını söyledi.

III. Batı Trakya Türkleri Araştırmaları Kongresi Münih'te Yapıldı

e-Posta Yazdır PDF
Batı Trakya Türklerinin tarihsel yapısının, yaşadıkları çeşitli insan haklarına aykırı sorunların ve kültürel değerlerinin akademik yönden incelendiği "'III. Batı Trakya Türkleri Araştırmaları Kongresi" Almanya'nın Münih kentinde, Park Otel Theresian Höhe Kongre Salonunda gerçekleştirildi.

Münih Başkonsolosu, Stutgart Başkonsolosu ve T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Araştırma ve Eğitim Genel Müdürü Mahmut Evkuran'a ilaveten Çeçenistan Temsilcisi Tekin Yılmaz'ın, Sancak temsilcisi Adem Balkan'ın, Bulgar Türkleri Temsilcisi Ramis Rumeli'nin de katılımı ile Kongreye Almanya, Hollanda, KKTC, Azerbaycan, Irak, Bosna-Hersek, Kazakistan, Ukrayna'nın Kırım Cumhuriyeti, Rusya'nın Çeçenistan Cumhuriyeti, İsviçre ve Yunanistan'dan bilim adamları ve konularında uzman araştırmacılar katıldı.

73 adet başvuru arasından titizlikle seçilen 20 bilim adamı, öğretim görevlisi ve araştırmacının çalışmaları iki gün süren kongrenin 4 oturumunda sunuldu.

 

Batı Trakya Türkleri Araştırmaları Merkezi (BATTAM) Başkanı Dr. Özkan Hüseyin kongrenin açılışında yaptığı konuşmada, Yunanistan'da yaşayan Yunan vatandaşları olarak uluslararası sözleşmelerle kendilerine tanınan azınlık haklarını alabilmek için demokratik mücadelelerine  devam etmeye kararlı olduklarını ve bu tür toplantıları gelecekte İskeçe ve Gümülcine'de yapacaklarını söyledi.

BEBTTAB (Berlin Batı Trakya Türk Aile Birlikleri) Başkanı Ergin Hüseyin, açılış konuşmasında Batı Trakya'da yaşanan sorunları dile getirmiş ve Yunanistan hükümetinden gerekli kolaylıkların sağlanabilmesi için geniş çapta çalışmalar başlattıklarını dile getirmiştir.

 

Bilim adamları adına konuşma yapan ODTÜ Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Hüseyin Bağcı ise "Mikro Devletler ve Ortaya Çıkan Sorunlar: Abazya-Güney Osetya-Kuzey Kıbrıs" başlıklı bir sunu yapmıştır.

 

BATTAM Yayınları (Münih), VEKTÖR Yayınları (Azerbaycan), SAMTAY Yayınları (KKTC), KIBATEK Yayınları (İzmir) ve Türk Dünyası'nın değişik yörelerinden getirilen kitap, dergi ve mecmua gibi yayın örneklerinin sergilendiği sergi açılmış, Azerbaycan'dan Prof. Dr. Elçin İsgenderzade'ye BATTAM Uluslararası Ödülü verilmiştir.

Araştırmacı ve Birlik Gazetesi (Würzburg) baş redaktörü Latif Çelik'in II.ci Viyana kuşatmasından sonra başlayan süreç içindeki "Almanya'da Türk İzleri" adlı kitabının  tanıtımından sonra Prof. Dr. İsgenderzade yaptığı konuşma ile Uluslararası Şiir Şöleni'ni başlatmış ve dünyanın çeşitli yörelerinde yaşayan Türk şairlerin şiirleri okunmuştur.

 

Kongrenin 2.ci gününde ilk konuşmayı yapan T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Araştırma ve Eğitim Genel Müdürü Mahmut Evkuran, Bakanlığının tüm olanakları ile kültür alanında yapılacak her tür çalışmayı destekleyeceklerini söyleyerek bilim adamları ile araştırmacıların her zaman yanlarında olacaklarını belirtmiştir.

 

Konuşmacı Prof. Dr. Elçin İsgenderzade (Azerbaycan), "Azerbaycan ve Batı Trakya Türkleri arasında Kültür Köprüsü: BATTAM-KIBATEK-VEKTÖR" adlı bildirisini sunmuş ve ortak çalışmalara örnekler vermiştir.

Prof. Dr. Ata Atun (KKTC), "Batı Trakya'daki Planlı Türk Soykırımı" adlı bildirisinde, mübadelenin bitiş tarihi olarak ele alındığı 1927 yılından itibaren Yunanistan ve Türkiye'de yaşayan nüfusun belli bir oranda artmasına karşılık, Batı Trakya'da yaşayan Türklerin nüfuslarının azalması ve bunun nedenleri ile ilgili bildirisini sunmuştur.

Prof. Dr. Necati Demir (Türkiye) "Saltık-name'ye göre Batı Trakya", Prof. Dr. Özkul Çobanoğlu (Türkiye) "Türk Dünyası Bağlamında Batı Trakya Türklerinin Mücadelesi açısından yapılabilecekler", Araştırmacı Mehmet Şükrü Güzel "Yunanistan'da Azınlık Hakları ve Batı Trakya", Yrd. Doç. Dr. Fatma Ayhan (Türkiye) Batı Trakya Gümülcine ili Türklerinin geleneksel Tören (Düğün) Giysileri", Yrd. Doç. Dr. Bayram Durbilmez "Batı Trakya Türk Halk Bilimi Ürünlerinde Mitolojik Sayılar" adlı bildirilerini ve diğer akademik görevliler ile araştırmacılar da yaptıkları çalışmaları sunmuşlardır.

 

EşBaşkan Feyyaz Sağlam ise yaptığı kapanış konuşmasında, üçüncü Kongreye katılım için yapılan başvuruların (73) ikinci Kongreye yapılandan (250) daha az olmasına karşın akademik düzeyin çok yüksek olduğunu, katılımcılar arasında 1 rektör, 4 Profesör, 4 öğretim üyesi ile çok sayıda öğretim görevlisi ve araştırmacının olduğunu ve dördüncü Kongre için de çalışmaların şimdiden başlatıldığını belirterek, sonuç bildirgesini sunmuştur.

 

 

Türkler Almanya'da 'En Uyumsuz' Toplum

e-Posta Yazdır PDF

Almanya’da uyum konusunda yapılan bir araştırmanın sonuçları, daha bugün resmen kamuoyuna açıklanmadan büyük yankı buldu. Araştırmaya göre ülkedeki Türkler Almanya’nın en sorunlu etnik grubu.

‘Uyum iflas etti’, ‘Türkler uyumda son sırada’, ‘Türkler uyuma direniyor’ ve ‘Çok kültürlü toplum bitti’...sonuçları kamuoyuna duyurulmadan büyük tartışmalara neden olacağı anlaşılan araştırmayı Almanya’nın önde gelen gazetelerinin Pazar günkü ana sayfaları işte bu başlıklarla duyurdu. Federal Hükümet’e yakınlığıyla bilinen Berlin Nüfus ve Gelişme Enstitüsü tarafından hazırlanan araştırma, büyük çoğunluğu 40 yıldan fazla bu ülkede yaşayan Türklerin ağır bir uyum sorunu yaşadığı tezini ortaya atıyor. Hükümetin elindeki güncel demografik istatistik ve nüfus verilerinden yola çıkılarak derlenen araştırmada, Almanya’da yaşayan 15 milyon göçmen kökenli nüfusun içinde en kalabalık grubu 3 milyona yakın nüfusuyla Türklerin oluşturduğu belirtiliyor.

Verilere göre, Almanya’daki Türklerin yarısına yakını burada dünyaya gelenlerden oluşuyor, Alman vatandaşı olanların oranı ise yüzde 32. Türk göçmenler arasında ‘ev kadını’ oranı diğer azınlıklara kıyasla çok daha yüksek, aynı şekilde işsizlik konusunda da Türkler yüzde 25’le ilk sıradalar. Araştırmadaki en çarpıcı sonuçlar Türklerin eğitim düzeyi ile bağlantılı olanları. Buna göre, Almanya’da yaşayan Türkler eğitim alanında tüm göçmen gruplarının en arka sırasında, yüzde 30’unun elinde herhangi bir diploma bulunmuyor, lise mezunu oranı ise sadece yüzde 14. Almanlar arasında lise mezunu olanların oranı ise toplum genelinde yüzde 30.

Türk nüfusun sadece yüzde 1,2'si üniversiteye gidiyor. Burada büyüyen Türk gençlerinin diğer istatistik bilgileri de umutsuz bir tablo ortaya çıkarıyor,.ülkede yaşayan Türk gençlerinin yüzde 20’si okulu diplomasız terk ediyor, yüzde 35’i işsiz, yüzde 45’i ise fakirlik sınırında yaşıyor.

Araştırmayı değerlendiren ve Türklerin genelde Almanlardan uzak şekilde yaşadıkları tezini savunan uzmanlara göre, halen devam eden dil sorunu ve eğitim düzeyinin bu denli düşük olması, kültürel ve sosyal entegrasyonun da sınırlı kalmasına neden oluyor. Alman-Türk Ticaret Odası 2. Başkanı Nihat Sorgeç, uyumun eğitimle bağlantısını doğruluyor ve fırsat eşitsizliğinin büyük bir engel oluşturduğuna dikkati çekiyor.

Öte yandan araştırmanın sonuçlarını değerlendiren Federal İçişleri Bakanı Wolfgang Schauble, sonuçların özellikle Türklerle bağlantılı uyum sorunlarını olduğunu bir kez daha gösterdiğini, ancak Başbakan Merkel’in gündeme getirdiği ‘Uyum kursları’ yada ‘Türkiye’deki eşlerin buraya gelmeden Almanca öğrenmeleri zorunluluğu’ gibi önlemlerin, ilk olumlu sonuçları verdiğini ve Birlik Partileri’nin dört yıl daha hükümetde kalması halinde uyum problemin tümüyle çözüleceğini öne sürdü.

Bu arada Berlin’deki gözlemciler, araştırmanının diğer detaylarının da kamuoyuna tanıtılması sonrasında Türklerin uyum sorunu konusunun önümüzdeki günlerde Almanya gündeminin ana maddelerinden birini oluşturacağına kesin gözüyle bakıyorlar.




26/01/2009

Sayfa 1 / 2

  • «
  •  Başlangıç 
  •  Önceki 
  •  1 
  •  2 
  •  Sonraki 
  •  Son 
  • »
 

ORTA DOĞU

Başar Şeker

BAŞAK SEREN MUYAN

Sanat

SAYAÇ

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün1452
mod_vvisit_counterDün3426
mod_vvisit_counterBu Hafta15440
mod_vvisit_counterGeçen hafta22067
mod_vvisit_counterBu Ay31865
mod_vvisit_counterGeçen Ay93593
mod_vvisit_counterTümü539394