Ulusal Gündem

Monday, Sep 06th

Last update:12:29:02 PM GMT

You are here: DÜNYA Avrupa

Avrupa

Hac Morbi ac leo at felis at convallis ante magnis nibh. Tincidunt cursus quam dis ut aliquet ac Vivamus netus suscipit id. Velit tortor ornare tellus quis nec.

Yıllardır hiç bir gösteriyi kaçırmadı!

e-Posta Yazdır PDF

Atina'da anarşist ve işçiler tarafından birçok gösteri düzenlenmektedir. Ve ilginç bir durum bir köpek 2008den bu yana her gösteride kendini göstermektedir.

dog-with-rioters

Aralık 12. 2008

 


Aralık 17. 2008

 


dog-riot 

Aralık 18. 2008

 


  

Aralık 22. 2008

 


Gösteri resimlerinde birkaç yıldır her resimde bu köpek var. Tam olarak bilinmemekle birlikte köpeğin sahibinin göstericilerden biri olduğu tahmin ediliyor.

dog-riot-2  

Ocak 9. 2009

 


Mart 4. 2009

 


dog-at-riot  

Mayıs 9. 2009

 


 

Aralık 6. 2009

 


dog-at-riots 

Şubat 24. 2010


Berlusconi'nin yargı reformu protesto edildi

e-Posta Yazdır PDF

eng_Italy_protests__692501aİtalya'nın başkenti Roma'da toplanan on binlerce kişi, İtalya Başbakanı Silvio Berluconi'nin planladığı yargı reformunu protesto etti. Berlusconi, planlanan yasa değişikliği ile hakkında dava açılmasını engellemek istiyor. İtalyan meclisinde onaylanmayı bekleyen reformlar geçerse, vergi ve yolsuzluk davaları için hakim karşısında çıkması beklenen Başbakan Berlusconi'nin yargılanamayacağı belirtiliyor.

Alman hükümetinden Açık Kapı Günü

e-Posta Yazdır PDF

Alman hükümeti bu haftasonu vatandaşlara kapılarını açıyor. Açık Kapı Günü etkinlikleri çerçevesinde vatandaşlar Başbakanlık binasını ziyaret edebilecek. Başbakanlık binası ve 14 bakanın makam odası rehberler eşliğinde gezilebilecek, bakanlarla sohbet edilebilecek. Başbakan Angela Merkel ve Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier ise yarın vatandaşların sorularını yanıtlayacak. Başbakanlığı bu haftasonunda toplam 100 bin vatandaşın ziyaret etmesi bekleniyor.

DPA

Almanya'da 30 bin İslamcı var

e-Posta Yazdır PDF

İslami Cihad Birliği, Almanya'da saldırı planları yaptığını itiraf etmiştiAlmanya'nın Düsseldorf kentinde görülmeye başlanan terör davası, İslamcı faaliyetleri gündeme getirdi. Terörle mücadele uzmanları, cihat hedefi güden İslamcı militan sayısının 700'ü bulduğuna dikkat çekiyor.

 

Almanya'da son yılların en büyük terör davalarından biri Çarşamba günü başladı. Düsseldorf Yüksek Eyalet Mahkemesi'nde görülen davada, Sauerland Grubu olarak adlandırılan ve ikisi Türk, dört zanlı, terör örgütüne üye olmak, bombalı saldırı planlamak ve cinayet girişimi suçlarından yargılanıyor. Pekala nereden geliyor bu teröristler? Kökleri nerede?

 

11 Eylül 2001. New York'taki Dünya Ticaret Merkezi'ne çarpan uçaklar, İkiz Kulelerin çökmesi... Tüm dünyanın gözleri önünde düzenlenen bu saldırılar, insanlığın büyük bir bölümü için bir şok, azınlığın içinde azınlık olarak adlandırılabilecek bir grup için ise, harekete geçme zamanı anlamına gelen bir sinyaldi.


"Çaresiz öfke"

Geçen yüzyılın başlarından bu yana radikal dinci Müslümanlar organize olmakta. Genel olarak „İslamcı" adı verilen bu kesim, "Kuran'ı temel alan bir dünya görüşünün hâkim olduğu daha adil bir toplum düzeni" peşinde. Ancak 1980'li ve 90'lı yıllarda klasik İslamcı kesimin iktidara geldiği ne İran'da, ne de Türkiye'de, insanların içinde bulunduğu sosyal ve ekonomik koşullarda bir iyileşme gözlemlenebildi.

 

Günümüzde, klasik İslamcılığın ve Selefilerin ya da Müslüman Kardeşler'in yandaşları, İslamcılığın ‚daha iyi bir hayat' vaadini yerine getiremediğini görüyor. Ayrıca İslamcıların önemli bir bölümü, Müslüman oldukları için Batı dünyası tarafından hiçe sayıldıkları hissi içinde. ABD ve Avrupa'nın, dindaş Filistinlilere baskı uygulayan İsrail'e kayıtsız şartsız destek vermesi de, bu hissi güçlendiriyor.

 

Berlin'deki Bilim ve Siyaset Vakfı yöneticisi Volker Perthes, genç kuşak İslamcıların, hedefi tam belli olmayan, çaresiz bir öfke içinde olduklarını söylüyor: „Bu öfke siyasi içerikli. Ancak öfkeli kesim ve öfkelileri fikirleri ile besleyenler, propagandacılar, dünyadaki düzene muhalefetlerini haklı göstermek ve bu muhalefeti harekete geçirmek amacıyla dini bir dil kullanıyor."


Kaç kişi „cihatçı"?

Almanya'da tahminen 3,5 milyon Müslüman yaşıyor. Bunlardan yaklaşık 30 bini İslamcı olarak sınıflandırılıyor. 1980'li yıllardan bu yana, bu azınlıktan da koparak oluşan bir kesim var. Almanya'da günümüzde 150'si terör eğitimi görmüş olan yaklaşık 700 militan Müslüman olduğu tahmin ediliyor. Tekfiriler ya da Neo-Selefiler olarak adlandırılan bu gruplaşmaların hepsini „Cihatçılar" çatısı altında sınıflandırmak mümkün, zira hepsi, cihadı, daha doğrusu cihaddan kast edileni kendilerine emel seçmişler.

 

Aslında cihad sözcüğü, Arapça kökenli ve bütün gücünü kullanmak anlamına geliyor. Şeriata göre ise, cihadın anlamı, İslam, Müslüman olmayan bölgelere yayılana kadar savaşmak. Afganistan, Bosna-Hersek veya Çeçenistan'daki Cihatçılar, kendi emellerini doğrudan İslam dini ile bağlantılı hale getirmişlerdi. Klasik İslamcıların aksine, Cihatçılar, az çok barışçıl bir yolla yerleşecek İslami bir sistem sayesinde yeni toplumsal kuralların da hâkim olacağına inanmıyor. Tersine, Cihatçılar, kendilerini daha çok, saldırıları haklı kılan bir İslam'ın uygulayıcıları olarak görüyor.


El Kaide ile yakın ilişki

11 Eylül saldırıları, işte bu görüşün mihenk taşıydı. Bu tarih, Cihatçıların hem dünya çapında, hem de yerel bağlamda faaliyet gösterebildiğinin göstergesiydi. Düsseldorf'ta mahkemeye çıkan Sauerland Grubu da, El Kaide ile yakın ilişki içinde bulunan İslami Cihad Birliği adlı terör örgütü adına terör eylemi planlamakla suçlanıyor. Özbekistan kökenli İslami Cihad Birliği'nin bu ülkede pek nüfuzu yok ve daha çok mali gücü olan El Kaide'nin yanında yer alarak cihadın küreselleşmesine çaba harcıyor.

 

İslami Cihad Birliği'nin 2007 Haziranında Türkçe bir internet sayfasında yayımlanan açıklamasında, Özbekistan'da devlet başkanının devrilmesinin amaçlandığı, ancak bunun sadece bir hedef olduğu kaydediliyordu. Asıl mücadele sahasının Afganistan olduğu vurgulanan açıklamada, ayrıca, Müslümanları kâfirlerin despotluğundan kurtarmak için cihadın tüm dünyaya taşınacağı ifade ediliyordu. İslami Cihad Birliği, mücadelenin ancak İslam tüm dünyaya hâkim olduğu zaman sona ereceğini duyuruyordu.

 

Björn Blaschke / Çelik Akpınar

Editör: Ahmet Günaltay

Belçika'da Danıştay, okullarda başörtüsünün yasaklanmasından yana görüş açıkladı

e-Posta Yazdır PDF

Irkçılıkla Mücadele Derneğinin (Mrax), 2005 yılında, başörtüsünü yasaklayan okullara karşı ayrımcılık ithamıyla yaptığı bir başvuruyu ve açtığı davaları değerlendiren Danıştay, söz konusu okulların ayrımcılık yapmadığına, aksine ayrımcılığa karşı önlem aldığına hükmetti.

Mrax, dava açtığı okulların, Eğitim Bakanlığı tarafından da onaylanan iç yönetmeliklerinde geçen "siyasi ve dini aidiyet gösteren sembollerin görünür şekilde taşınmasının" yasaklanmasına karşı çıkıyor ve bu yönetmeliklerin yürürlükten kaldırılmasını istiyordu.

TÜRBAN YASAĞININ AMACI AYRIMCILIĞI ÖNLEMEK

Derneği haksız bulan ve mahkeme masraflarını ödemeye mahkum eden Danıştay, başörtüsü yasağı uygulamasının "halklar arasında dostluğu, eşitliği, kardeşliği desteklemek ve ayrımcılığı önlemek" amaçlı olduğunu savundu.

Belçika'da resmi okulların büyük bölümü, bugünkü koşullarda başörtüsünü ve bazı dini sembolleri çeşitli gerekçelerle yasaklıyor.

Mrax, konuyu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) götüreceğini açıkladı, ancak AİHM'nin konuyla ilgili önceki kararlarında Danıştay ile aynı görüşte olduğunu gösterdiği ifade ediliyor.


Olay Sadece Türbanla Bitmiyor


Avrupa’daki okullarda yaşanan türban sorununun ardından şimdi de kayıt krizi yaşanıyor. AB’nin başkenti Belçika’da çocuklarını ilkokul ve liseye kaydetmek isteyen ailelere “Belçika’nın laik prensiplerine uyacağıma söz veririm” ifadelerini taşıyan bir sözleşme imzalatılması, aksi halde çocukların kayıtlarının yapılmayacağının belirtilmesi kriz yarattı. Olayı ortaya çıkaran Belçika’nın Fransızca yayın yapan en prestijli haftalık dergisi Le Vif Express konuyu kapağına taşıdı. Buna göre,

- Müslüman aileler kızlarını yüzme, beden eğitimi derslerine göndermiyor. Erkeklerle aynı sırada oturmalarına karşı çıkıyor.

Kantinde helâl et sorunu

- Öğrenciler okullarda ibadet etmeleri için mescit açılmasını talep ediyor.

- Biyoloji dersleri çok gergin geçiyor. Müslüman öğrenciler Darwin’in evrim teorisini öğrenmeyi reddediyor.

- Okul kantinlerinde satılan etler de sorun oluyor. Kantinler helal et satmayı reddettikleri zaman büyük kavgalar yaşanıyor.

Bu sorunları aşmak isteyen bazı okul yönetimleri özerk yönetim hakkını kullanarak okul kayıtlarına “laiklik şartı” getirdi. Velilerin şikayet hakkını baştan ellerinden almak için okula kayıt yaptırmak isteyen velilere, bu sözleşme imzalatılıyor.

4 okuldan 3’ünde türban yasağı var

Belçika’da 500 bin Müslüman yaşıyor. Okullardaki öğrencilerin yüzde 30’u Müslümanlardan oluşuyor. Avrupa’nın birçok ülkesinde kriz yaratan türban başkent Brüksel’de yasaklarla aşıldı. Okulların denetimini elinde bulunduran belediyelerin yüzde 75’inde okullarda türban yasağı bulunuyor. Üniversitelerde ise yasak yok.



Sayfa 1 / 3

  • «
  •  Başlangıç 
  •  Önceki 
  •  1 
  •  2 
  •  3 
  •  Sonraki 
  •  Son 
  • »
 

ORTA DOĞU

Başar Şeker

BAŞAK SEREN MUYAN

Sanat

SAYAÇ

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün3579
mod_vvisit_counterDün3467
mod_vvisit_counterBu Hafta3579
mod_vvisit_counterGeçen hafta22067
mod_vvisit_counterBu Ay20004
mod_vvisit_counterGeçen Ay93593
mod_vvisit_counterTümü527533